DR. EROL KODAK YAZILARI

2023 HEDEFLERİNE BİRLİKTE

KARA SEMENDERİ

By erolkodak | 26 Aralık 2014 | 0 Comment

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinrssyoutube

CEVRE BAKANLIĞI ÖÇKK LOGO

T. C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU BAŞKANLIĞI

AKADEMİ ÇEVRE TAAHHÜT & DANIŞMANLIK

KARA SEMENDERİ

KÖYCEĞİZ- DALYAN ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ GÖCEK KARA SEMENDERİ (Lyciasalamandra fazilae) KORUMA İZLEME ÇALIŞMASI” PROJESİ

KESİN RAPOR

 

 

ÖÇKK LOGO 

 

 

T. C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU BAŞKANLIĞI

“KÖYCEĞİZ- DALYAN ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ GÖCEK KARA SEMENDERİ (Lyciasalamandra fazilae) KORUMA İZLEME ÇALIŞMASI” PROJESİ

AKADEMİ ÇEVRE TAAHHÜT & DANIŞMANLIK

 

 

Ekim 2009

Köyceğiz – Muğla

 

Bu kitap Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından Akademi Çevre Taahhüt & Danışmanlık Şirketine yaptırılmıştır

 

PROJE EKİBİ

 

Proje Yürütücüsü:

Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN (Herpetolog)

Adnan Menderes Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, 09010, AYDIN

Yardımcı araştırıcı:

Prof. Dr. Nuri YİĞİT (Omurgalılar Uzmanı)

Ankara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Tandoğan, ANKARA

Dr. Erol KODAK (Omurgalılar Uzmanı)

Ankara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Tandoğan, ANKARA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Doğa’nın maruz kaldığı en önemli insan kaynaklı etki şekli ekosistemler içinde ortaya çıkan izlenmesi ve gözlenmesi çok zor olan yıkıcı tahribatlardır. Oluşan zararlı etkilerin, izlenebilmesi, sayısal olarak ifadesi çok nadir olarak başarılmakta, çoğu zaman da zararın telafisi için çok geç kalınmış olmaktadır, Goudie (1981)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Teşekkür

Bir ülkenin Biyolojik zenginliğinin en az sosyal ve kültürel zenginliği kadar önem taşıdığının bilinciyle endemik Göcek Kara Semenderinin (Lyciasalamandra fazilae, sinonimi Martensiella luschani ) korunması ve izlenmesi projesini gündeme alıp hazırlayan ve başlamasından sonlanmasına kadar büyük bir özveri ile projenin yürütülmesine katkı sağlayan Çevre ve Orman Bakanlığı, Özel Çevre Korumu Başkanlığı merkez teşkilatından başta Kurum Başkan Vekili Sayın Ahmet ÖZYANIK, ÇKAİ Daire Başkanı Sayın Mehmet MENENGİÇ, Koruma Şb Müdür V. Sayın Aynur HATİPOĞLU, Biyolog Süreyya ÖZDEMİR ve Biyolog Emrah MANAP’a Köyceğiz ÖÇK Müdür Yardımcısı Sayın Bekir ERDOĞAN’a ve tüm Muğla Özel Çevre Koruma Müdürlüğü çalışanlarına, Projeyi sınırlı bir bütçeyle ve büyük bir özveriyle gerçekleştiren Sayın Prof. Dr. Kurtuluş OLGUN ve Prof. Dr. Nuri YİĞİT’e şirketim ve şahsım adına teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Saygılarımla, 2009 Ekim

 

Dr.Biyolog Erol KODAK

Akademi Çevre Taahhüt ve Danışmanlık

 

AKADEMİ ÇEVRE DANIŞMANLIK VE TAAHHÜT MELİH GÖKÇEK BULVARI, ÖZ ANADOLU SANAYİİ SİTESİ 681 SOK OSTİM –ANKARA, TEL: 0312 3946898, FAX: 0312 3946899

 

 

 

İÇİNDEKİLER

1. İnglizce Özet 7
1.GİRİŞ 10
1.1. Projenin Amacı 10
1.2. Arazinin Konumu 11
1.3. Arazinin Coğrafik Yapısı 12
2. METOD 14
2.1. Proje Kapsamında Yapılan Çalışmalar 14
2.1.1. Arazi Çalışmaları 14
2.1.2.Veri Kaydı Çalışmaları 14
3. BULGULAR 20
3.1. Alanın İklimsel Özellikleri 20
3.2. Alanın Bitki Örtüsü 22
3.3. Alanın Biyolojik Önemi 22
3.4. Türün Biyo-ekolojik Özellikleri 23
3.5. Türe Yönelik Doğal Predasyon 29
4. SONUÇLAR 30
5. KORUMA İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 32
6. KAYNAKLAR 39
7. EK 1 42

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Abstract

Enviromental Protection Agency for Special Areas (EPASA) was temporarily established was established on November 13,1989. The aim of EPASA was declared as making necessary regulations on the area which possess ecological value and is under pressure environmental pollution and anthropogenic effect. In this frame 14 Special Environmental Protection Area (SEPA) was established based on the internal and international regulations. One of these SEPAs was Köyceğiz-Dalyan Special Environmental Protection Area. This SEPA covers Köyceğiz Town and 4 sub-districts and 13 villages in Muğla province. Köyceğiz is located at 75 km away from Muğla Province. The area is composed of mainly terrestrial structures of various qualities around Köyceğiz Subsidence Lake which is connected to the ocean with numerous canals. The coastline as called İztuzu consists of a 4.5 km-long coast arrow. The environmental protection activities in the Köyceğiz-Dalyan have been mainly focused on Mediterranean Sea turtles and Sweetgum forest (Liquidambar orientalis). İztuzu coast is one of the most important reproduction areas for Mediterranean sea turtles (Caretta caretta). More recently it was understood that the endemism Köyceğiz-Dalyan SEPA is higher then the expected. Of one endemic species in this SEPA is terrestrial salamander Lyciasalamandra fazilae which has formerly known as Mertensiella luschani.

The active period of L. fazilae lasts from February to May around Köyceğiz. In this period it was determined that especially after rain, their nocturnal activity was markedly increased. They prefer to live under pine trees and maki vegetation. In such a biotope they burrow under stones and rock cracks. The male specimens in the population can be easily distinguished by hedonic protrusion, and also markedly longer then female in respect to the external measurements such as total body lengths and tail lengths. The average total body length was measured in adult male as 118 mm and 107 mm in adult female. The average tail lengths of adult male and female were measured as 53 mm and 49 mm, respectively. L. fazilae naturally preys for nocturnal raptors (Owls) and small carnivores (martens, fox and badger) in their biotope. The main threat on the population was listed as habitat destructions, environmental pollution and illegal gathering for touristic purposes. Even though their population is mainly confined to the around Köyceğiz it can be said that population density and recover are not under threatened but the monitoring and ecosystem management for conservation purposes are necessary for further threat.

 

SEMENDER1

 

Lyciasalamandra fazilae collected around Gökbel village was measured and then released

 

 

  1. GİRİŞ

1.1. Projenin Amacı: Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi 1988-2004 yılları arasında Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinden birisidir. Gerek turistik potansiyeli gerekse sahip olduğu zengin biyoçeşitlilikten dolayı her zaman ilgi odayı halinde olmuştur. Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesinde korunan türlerin başında gelen İribaşlı Deniz kaplumbağası ve Sığla ormanlarının yanında bu yöreye özgü endemik Göcek kara semenderi “Lyciasalamandra fazilae” 2009 yılında biyolojik çeşitlilik yönünden korunması ve izlenmesi çalışması bu proje ile başlanmıştır.

Kara Semenderi olarak da bilinen Mertensiella luschani Göcek civarındaki Tersane ve Domuz Adası ile Güneybatı Anadolu’da Fethiye’den Alanya’ya kadar olan kısımda yaşamaktadır. Son yıllara kadar türün dağılış sahası içinde 8 alt türü olduğu bilinmekteydi (Başoğlu & Özeti, 1973; Demirsoy, 1996; Baran, 2005). Fakat son yıllarda yapılan özellikle morfolojik ve biyokimyasal çalışmalarda urodela ordosunun; cins, tür ve alt tür seviyelerinde büyük değişiklikler olmuş, Türkiye’de 7 cins ve bu cinslere ait 16 türün yaşadığı saptanmıştır (Steinfartz et al., 2002; Veith & Steinfartz, 2004; Schmidtler & Franzen, 2004; Johannesen et al., 2006; Mutz et al., 2007; Steinfartz et al., 2007; Franzen et al., 2008). 2004 yılına kadar Türkiye’de 8 alt tür ile temsil edilen Mertensiella luschani’nin cins ismi Veith & Steinfartz (2004) tarafından Lyciasalamandra olarak değiştirilerek 8 alt tür, tür seviyesi yükselmiştir. Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yaşayan Mertensiella luschani fazilae alt türü de Lyciasalamandra fazilae (Göcek Kara Semenderi) olmuştur. Bu nedenle bundan sonra bu projede Mertensiella luschani ismi yerine Lyciasalamandra fazilae (Göcek Kara Semenderi) ismi kullanılacaktır. Türün taksonomik yeri;

 

Alem (Regnum): Animalia

Şube (Phylum): Chordata

Altşube (Subphylum): Vertebrata (Gnathostomata)

Sınıf (Classis): Amphibia

Takım (Ordo): Urodela

Alttakım (Soborder): Salamadroidea

Aile (Familia): Salamandridae

Cins (Genus): Lyciasalamandra

Tür (Species): Lyciasalamandra fazilae

 

 

ÖÇK alanı yoğun antropojenik etkiye maruz kalması bakımından içerdiği nadir türlerin popülasyonlarının izlenmesi sürdürebilir kalkınma ve insan yaşamı için temel göstergelerden sayılmaktadır. Bu nedenle bu projeyle öncelikle Göcek kara semenderinin arazide yoğun bulunduğu yerlerin saptanması, türün bazı eko-biyolojik özelliklerin ortaya konulması, türün popülasyonu üzerine kısa ve uzun vadeli tehditlerin öngörülmesi, bölgede tarım ve turizmle uğraşan yerel halkın, bölge ziyaretçilerinin ve turizm yatırımcılarının eğitim ve bilinçlendirme yolu ile koruma faaliyetlerine iştirakinin sağlanması hedeflenmiştir.

 

1.2. Arazinin Konumu: Proje alanı Muğla ili, Köyceğiz ilçesi ve buna bağlı 4 belde 13 köyden oluşmaktadır. Köyceğiz, Muğla iline 75 km uzaklıkta bir ilçedir. Yöre, Köyceğiz çöküntü gölünün çevresinde yer alan farklı nitelikteki yeryüzü şekillerinden oluşmaktadır. Gölün kuzeydoğu ve güneydoğusu düz, diğer kesimler tepelik alanlarla çevrelenmiştir. Köyceğiz Gölü ile deniz arasındaki kesim ise 4 adet küçük göl ve sayısız kanallar ile kaplanmıştır. Sahil şeridi yaklaşık 4,5 km uzunluğunda bir kıyı okundan oluşmaktadır. Bölge, Akdeniz’deki deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta) en önemli üreme alanlarından biridir ve kapladığı alan yaklaşık 461 km2 dir.

1.3. Arazinin Coğrafik Yapısı: Alan (Şekil 1), Köyceğiz çöküntü gölünün (tektonik göl) çevresinde yer alan farklı özellikteki yeryüzü şekillerinden oluşmakta ve çevresinde yer almaktadır. Gölün kuzeydoğu, güneydoğu ve kuzeybatısı düz, diğer kesimleri ise tepelik alanlarla çevrilmiştir. İlçenin, batı ve güneybatısında yükselen arazi 500 mt’den alçak dağınık tepelerle son bulur. Bölgenin kuzeyindeki dağ kitlesi ile yüksek arazi arasında Köyceğiz Gölü yer alır. Bölgenin en önemli dağları Köyceğiz Gölü’nün batısındaki Ölemez ve Sandraz Dağları’dır.

Köyceğiz Gölü Akdeniz Bölgesinin batı ucunda, ilçe hudutları içerisinde, suyu kükürtlü ve acı bir göldür. Gölün, önü alüvyonlarla tıkanmış eski bir körfezden türediği sanılmaktadır. Yüzölçümü 54 km2’dir. Denizden yüksekliği 8 m., derinliği ise 15-150 m. arasındadır. Kuzeyde dağlık alandan inen kısa derelerle ve suyu bol kaynaklarla beslenen göl, fazla suyunu Dalyan Boğazı ile denize boşaltır. Hemen her zaman sakin olan gölde, yılın 8 ayında su kayağı yapılması mümkündür.

SEMENDER2

SEMENDER3

 

Şekil 1: Çalışma alanı olan Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesinin uydu görüntüsü (üstte) ve örneklerin kaydedildiği lokasyonlar (altta).

 

  1. METOD

2.1. Proje Kapsamında Yapılan Çalışmalar:

2.1.1. Arazi Çalışmaları: Projenin amacına yönelik olarak ilk etapta, araştırma bölgesindeki Göcek Kara Semenderinin tespiti, habitat tercihleri ve yayılışları hakkında daha güncel bilgiler elde edilmesi amacıyla şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında arazi tarama çalışmaları yapılmıştır. Çalışmalar sırasında hayvanın özellikle tercih nedeni olan seyrek çam ağaçlarının bulunduğu, zeminde çiriş otu ve süsen gibi bitkilerin bol bulunduğu, kayalık bölgeler kontrol edilmiştir.

2.1.2. Veri Kaydı Çalışmaları: İncelenen örneklerle ilgili olarak veri kaydı girebilmek için proje aşağıdaki başlıkları içeren standart bir form oluşturulmuş ve arazi çalışmalarında kullanılmıştır

 

Lokasyon: Örnek kaydı verilen veya çalışma yapılan yerin UTM koordinatı
Formu dolduran: Formu dolduran uzmanın adı-soyadı
Köyü: Veri kaydedilen yerin dahil olduğu köyün adı
e-posta: Formu dolduran uzmanın e-posta adresi
Yükseklik: Veri kaydedilen yerin denizden yüksekliği
Tarih: Veri kaydının yapıldığı tarih “gün-ay-yıl”
Başlangıç/Bitiş saatleri: İncelemenin başlama ve bitiş saatleri
Peyzaj fotoğrafı: Veri kaydedilen yerlerin fotoğrafı.
Notlar: Veri kaydı yapılan alan ile ilgili tehditler, özel bilgiler vs.
Peyzaj: Araştırma yapılan bölgedeki türün yaşam alanlarının oluşturan habitatların genel durumları (orman, çalılık, otsu, çıplak alan, sucul ortam, yarı-doğal alanlar ve tarım arazileri, yerleşim alanları, diğer) ortaya konulacak, ayrıca söz konusu bölgedeki özel mikrohabitatlar

 

 

 

 

 

 

 

Bu proje ile ilgili elde edilen veriler 2009 yılı şubat, mart ve nisan aylarında çıkılan arazi çalışmaları yanında, 1999 yılından bu yana bölgede, özellikle hayvanların yoğun olarak bulunduğu Gökbel Köyü-Dalyan’da devam eden çalışmanın sonuçları ile entegre edilmiştir. Lyciasalamandra fazilae ile ilgili bu çalışmalar bu kapsamda 3 aşamada gerçekleşmiştir.

1- Hayvanların doğal ortamlarında yapılan yuva bağımlılığı ile ilgili çalışmalar: Bu çalışmalar 1999 yılında araştırma alanı olarak seçilen Gökbel Köyü’nde başlamıştır.

Yuva yapısı ve yuva bağımlılığının saptanmasına yönelik çalışmalar yaklaşık 1000 m2 büyüklüğündeki bir alanda yapılmış, bu alanda yakalanan örneklerin karın bölgelerine tüm yaşamları boyunca kalacak olan bir cip yerleştirmiştir. Bu esnada hayvanın yaş tayini için en uzun ön parmaktan 1-2 mm boyunda parmak örneği alınmıştır. Bu sırada hayvanın vücut ölçüleri ile ilgili ölçümler alınmıştır. Her yıl 2-3 kez Gökbel Köyü’ne gidilerek işaretlenmiş hayvanlar bulunmuş (Şekil 2) ve gerekli ölçümler alındıktan sonra hayvanlar tekrar geri bırakılmıştır. Bu proje kapsamındaki çalışmalarımız sırasında da daha önceki yıllardan markalanan ve araziye bırakılan örneklere rastlanmıştır.

SEMENDER4

           Şekil 2: İşaretlenmiş bir hayvanın arazide tekrar bulunması.

        

2– Laboratuvar ortamında yapılan yuva bağımlılığı ile ilgili çalışmalar: Bu çalışmalar da 1999 yılında başlamıştır. Deneme amaçlı Gökbel Köyü’nden getirilen hayvanlar laboratuvar ortamında denemeye alınmışlardır (Şekil 3).

3- Yaş tayini ile ilgili çalışmalar: Arazide hayvanların ön bacaklarından ve uzun parmaktan alınan parçalar, uygun yöntemlerle mikrotomda kesilmiş ve hayvanın yaşı saptanmıştır. Parmakların kesilmesi sırasında hayvanlarla ilgili vücut ölçüleri de değerlendirmeye alınmak üzere kaydedilmiştir (Şekil 4).

4- Bu proje kapsamında 2009 yılında arazide arazi çalışması yapılarak, örnekler elde edilmiş, örneklerin stadndart dış ölçüleri alınmış, biyotoplarında eko-biyolojik gözlemler yapılmış ve yerel halkla görüşülmüştür.

 

 

 

 

SEMENDER5

 

Şekil 3: Lyciasalamandra fazilae ile ilgili laboratuvardaki yuva bağımlılığı çalışması.

SEMENDER6

Şekil 4: Popülasyon yapısının belirlenmesi amacıyla Lyciasalamandra fazilae örneğinden yaş tayini için ilgili parmaktan parça alınması.

 

  1. BULGULAR

            3.1. İklim: Köycegiz-Dalyan ÖÇKB biyoiklim bakımından Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz iklimi, fotoperiodizmi günlük ve mevsimlik olan, yağışları soğuk veya nispeten soğuk olan mevsimlere toplanmış, kurak mevsimi yaz olan ve bu yaz kuraklığı maksimum bir yaz sıcaklığı ile uyuşan tropikal dışı iklimdir. Bu iklim tipinde yüksekliğe bağlı olarak vejetasyonda da bir kısım değişiklikler görülür. Böylece yaşama koşullarında nemli veya kurak oluşuna göre bitkilerin tür ve sayıları da farklılık gösterir. Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde de vejetasyon, deniz seviyesinden itibaren dağların yüksek kısımlarına doğru farklı vejetasyon katlarından meydana gelir. Köyceğiz-Dalyan ÖÇKB’de 0-500 m’ler arasında Sıcak Akdeniz vejetasyon katı, 500-100 m’ler arasında ise Asıl Akdeniz vejetasyon katı hakimdir. Devlet Meteoroloji Enstitüsü verileri dikkate alındığında yıllık yağış ortalamalarının son 10 yılda yıllık ortalama 1600 mm civarından 1000 mm’lere gerilediği görülmektedir (Şekil 1). Bölge en fazla yağışı Kasım ile Mart ayları arasında almaktadır (Tablo 1). Bölgede kaydedilen en düşük sıcaklıklar eksi 2 – 3 derece ile genelde Ocak ve Şubat aylarında ölçülmektedir. Buna karşın en yüksek sıcaklık 45 derece civarında olup Temmuz ve Ağustos aylarında kaydedilmektedir.

 

SEMENDER7

Şekil 5: Köyceğiz’den kaydedilmiş yıllık toplam yağış dağılımı grafiği (http://www.meteor.gov.tr/veridegerlendirme).

 

 

Tablo 1. 1971 ve 2000 yıları arasında Köyceğizde kaydedilmiş aylık ortalama yağışlar

Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
192.4 155.4 113.9 55.8 33 16.7 2.7 2.8 15.3 79.6 168.1 225.1

 

3.2. Bitki Örtüsü: Bitki coğrafyası açısından Holarktik Alemde; Tetis alt aleminin, Akdeniz Fitocoğrafik Bölgesi’nin Doğu Akdeniz Alanı içinde yer alan Köyceğiz-Dalyan ÖÇK Bölgesi’nde başlıca vejetasyon tipleri şunlardır:

I-Orman vejetasyonu,

II-Maki Vejetasyonu

III- Frigana vejetasyonu,

IV-Kumul vejetasyonu,

V-Bataklık (Makrofitik) ve Tuzlu Bataklıklar (Halofitik=Tuzcul) Vejetasyonu tipleri hakimdir.

Göcek semenderi beslenme, barınma ve üreme alanı olarak daha çok ibreli orman, maki ve frigana vejetasyonunun yayıldığı alanları tercih etmektedir. Sıcak ve asıl Akdeniz katının en yaygın ve klimaks türü P. brutia ormanlarıdır. P. brutia’nın tahrip edildiği alanlarda regressif gelişimin bir sonucu olarak önce maki daha sonrada garrik ve frigana vejetasyonu bireyselleşir. Makilik alanlarda Quercus aucheri, Olea europaea, Arbutus andrache ve Lauretum nobilis gibi türler hakim iken, makinin tahribi sonucu gelişen garrik ve frigana vejetasyonu ise Phlomis lycia, Erica manipuliflora, Genista acanthoclada, Sarcopoterietum spinosum, Origanetum onites gibi türler dominanttır.

3.3. Alanın Biyolojik Önemi: Bölgede Köyceğiz Gölü ve Dalyan Boğazı’nın doğal niteliklerinin korunmasını esas alan ve genel ilkelere paralel bir planlama yaklaşımı izlenmiştir. Tümüyle hassas olan Dalyan ve Köyceğiz gerek doğal, gerek tarihi, gerekse ekolojik anlamda çok değerlidir. Aynı zamanda özellikle Dalyan turizm yatırımlarının yoğunlaştığı bir yerleşmedir. Köyceğiz Gölü, akarsular, Dalyan Kanalı, Dalyan ağzı ve deniz özellikle kirlenmeye açık olup, korunması gereken alanlardır.

Proje alanının içinde bulunduğu Muğla İli çok sayıda endemik bitki türü ve zengin hayvansal biyoçeşitliliği ile oldukça önem arz eden bir bölgedir. Endemik türlerin başında, sadece Muğla sahil şeridiyle Çine Çayı çevrisinde yetişen sığla ağaçları gelmektedir. Dünya üzerinde, Japonya ve Çin’in bazı yerlerinde sadece 6 türü bulunan Sığla Ağacı (Günlük ağacı) Köyceğiz ormanlarında yaygın ve yoğun olarak çok miktarda bulunmaktadır. Yine endemik türler arasında İzmir’den Muğla kıyılarına kadar dağların kayalıkları arasında yetişen ada çayı, Muğla ve Aydın kıyılarındaki ormanlık alanlarda yetişen Sığırkuyruğu, Kuşadası ve Ortaklar çevresinde yetişen çan çiçeği, Muğla, Aydın, Ödemiş ve Orta Toroslar’da görülen dikenli papatya, Muğla ve İzmir sahillerinde yetişen yüksük otu, Muğla Sandras Dağları’nda yetişen peygamber çiçeği gibi bitki türleri de bulunmaktadır. Ayrıca Sandras Dağı’nda çok sayıda endemik bitki bulunmaktadır.

Bölge fauna ve dolayısıyla herpetofauna açısından da oldukça zengindir. Bu projenin konusunu oluşturan semenderin dışında Türkiye’deki yaklaşık 152 kurbağa ve sürüngen türünden 50’sini bu bölgede bulmak olasıdır. Bölgede koruma kapsamında yer alan Göcek Kara semenderi dışındaki türler, Caretta caretta ve Trionyx triunguis türleridir.

Ayrıca çok sayıda Balıkçıl türü, İzmir yalıçapkını, Saz bülbülleri bölgeyi kışlama ve kuluçka alanı olarak kullanmaktadır.

3.4. Türün biyo-ekolojik özellikleri: Ergin örneklerin toplam uzunlukları 14,1 cm kadar olabilir ve kalın vücutlu hayvanlardır. Kuyrukları baş+gövde uzunluğuna eşit veya biraz daha kısadır. Erkeklerinde kuyruk kaidesinin üst tarafında bir çıkıntı bulunur. Üst kısmın zemin rengi, koyu kırmızı veya kırmızımsı turuncu renkli, düzensiz birbirine girmiş gri-siyah desenlidir. Sırt tarafta bulunan koyu renkli desenler bazı hayvanlarda çok daha yoğun olabilir. Bu durumda sırt taraf siyah renkli olabilir (Şekil 6).

Arazi çalışmaları sırasında elde edilen erkek ve dişi bireylerde eşey dimorfizm vardır. Yani erkek ve dişileri birbirlerinden morfolojik olarak ayrılmaktadırlar. Bu ayırım daha çok renk desen farklılığından ziyade, vücut boyu ile gövde ile kuyruğun birleştiği yerde bulunan ve “hedonik çıkıntı” adı verilen bir yapıdan kaynaklanmaktadır. Hedonik çıkıntı (Şekil 5) özellikle üreme döneminde fayda sağlayan ve dişinin kloak bölgesini erkeğin sürtmesine ve böylece kloak bölgesinde bulunan ve erkeği cezbeden koku bezlerindeki kokunun salınmasına neden olan bir çıkıntıdır. Bu çıkıntı dişilerde bulunmaz. Bunun yerine özellikle üreme döneminde dişilerin kloak bölgesi sahip olduğu bezler ve içinin salgı ile dolu olması nedeniyle doludur ve bu nedenle bu bölge oldukça şişkin durumdadır. Gençler ve biraz daha yaşça küçük bireylerde erginlerden farklı renk ve desen durumu göze çarpmaktadır (Şekil 7). Dalyan ve civarında yayılış yapan örnekler üzerinde yapılan yaş tayini çalışmalarında (Olgun et al. 2001) erginliğe geçiş süresinin 3. yıldan sonraya rastladığı saptanmıştır. Genç ve ergin bireylere ait bazı biyometrik karakterlerin ölçüleri Tablo 2 ve Tablo 3’de verilmiştir. Bu tablolardan da anlaşılacağı üzere genç bireylerde total vücut uzunluğu 75 mm civarında iken ergin erkeklerde 118 mm, dişilerde 107 mm dir. Gençlerde ortalama kuyruk uzunluğu 33.2 mm, ergin erkeklerde 52.9 mm, ergin dişlerde 49.0 mm olarak saptanmıştır. Buradan da görüleceği gibi eşeysel dimorfizm yalnızca hedonik çıkıntının bulunmasında değil vücut ölçülerinde de bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Buna göre erkeklerin vücut ölçüleri dişlerden daha uzundur.

Genellikle ormanlık ve makilik yerlerde yaşarlar. Yaz aylarında toprak altlarında nemli yerlerde gizlenirler. Ocak ayı ile mart sonuna kadar olan dönemde bol olarak bulunurlar. Büyük taş altları, kaya yarıkları, toprakla karışık küçük taş yığınları arası gizlendikleri yerleri oluşturur. Yağmurlu ve kapalı havalarda ise daha yüzeydeki taş altlarında bulunabilirler. Özellikle seyrek çam ağaçlarının bulunduğu ve Çiriş Otu, Süsen gibi zambakgillerden bitkilerin bol bulunduğu kayalık (kalker) kesimlerde ikisi, üçü bir arada bulunabilir (Şekil 8). Ama geceleri hava karardıktan sonra beslenmek veya üremek amacıyla dışarıya çıkarlar. Köyceğiz havzasının etrafındaki tepelik araziden güneydoğu yönüne doğru Üzümlü’ nün çevresine kadar, batı-doğu hattında 60 km kadar bir alanda yayılış gösterir. Şimdiye kadar tanımlanmış lokaliteler deniz seviyesinden yaklaşık 1000 mt’ye kadar yer almaktadır.

ÖÇK bölgesinde yapılan arazi çalışmalarında daha çok bölgenin güney doğusunda yer alan Dalyan Beldesi, Gökbel Köyü ile İztuzu Kumsalına doğru yolun sağ ve sol taraflarında Göcek Kara Semenderini yoğun olarak görmek olasıdır. Bu bölgelerde özellikle hava karardıktan 2-3 saat sonra fenerle bakıldığında beslenmek veya üremek amacıyla yuvalarından dışarı çıkmış çok sayıda hayvan tespit edilmiştir. Havanın yağmurlu olduğu günlerde ise bu hayvanları gündüz saatlerinde açık alanda görmek olasıdır. Diğer zamanlarda ve özellikle mart ayı sonuna kadar gündüz saatlerinde hayvanlar daha çok taş altlarında kaya içlerinde saklanmaktadırlar. Taşların kaldırılması sonucu bu hayvanları kolaylıkla yakalamak mümkündür. Her ne kadar yaza doğru hayvanın aktivitesi azalsa da kuytu ve nemli alanlarda tek tük aktif bireye rastlamak olanaklıdır. Şekil 8’de Gökbel köyü civarında türün yakalandığı ve bol bulunduğu biyotopun fotoğrafı verilmiştir. Bunun dışında Köyceğiz gölünün Kuzey-batı tarafında da bu tür yayılış yapmaktadır. Temmuz başında yapılan arazi çalışmalarında Sultaniye civarında iki adet birey bir ağaç altındaki kuytu bir kayalıkta görülmüştür (35 S 0644265 – 4078182), Köyceğiz gölünün Kuzey-batı taraflarında türün saptandığı biyotopların fotoğrafları şekil 10 ve 11’da verilmiştir.

Gökbel tarafında Yağmuryağan olarak bilinen bu tür, daha seyrek görüldüğü Sultaniye civarında özellikle yaşlı ve doğaya meraklı köylüler tarafından Yılanyastığı olarak bilinmektedir. Türün temel besinlerini örümcekler ve küçük karasal böcekler oluşturur. Bu bakımdan bakıldığında bu türün ekosistemde üreme potansiyeli yüksek olan omurgasız hayvan türlerini yiyerek ekolojik dengenin korunmasına yardımcı olduğu görülmektedir.

Çalışma bölgesinde türe ait örneklere yoğun olarak rastlanan lokasyonların koordinatları Tablo 4’de verilmiş, lokasyonlar Şekil 1’de işaretlenmiştir.

Arazi çalışmaları sırasında havanın yağışlı olduğu özellikle şubat ayı sonlarında Gökbel Köyü civarında bir gün içinde yaklaşık 500 m2’lik bir alanda 200 civarında hayvan yakalanmış, sonra hepsi geriye bırakılmıştır. Bu hayvanın koşullar uygun olduğunda bol olarak bulunabileceği anlamına gelmektedir. Hatta yöre halkıyla yapılan sohbetlerde Ocak-Mayıs ayları arasında hava karardıktan sonra gezinmekte olan hayvanları gördüklerini aktarmışlardır

 

Tablo 2: Lyciasalamandra fazilae’de genç bireylere ait vücut ölçüleri (mm) ve Standard Sapmaları

Örnek No Total Vücut Uzunluğu (TVU) Vücut Uzunluğu (SVL) Kuyruk Uzunluğu (KU)
1 71 39 32
2 78 45 33
3 76 41 35
4 78 43 35
5 77 47 30
6 82 45 37
7 73 40 33
8 68 37 31
9 73 42 31
10 75 40 35
Ortalama 75.1 ± 3.9 41.9 ± 3.1 33.2 ± 2.3

 

 

Tablo 3: Lyciasalamandra fazilae’de erkek ve dişi bireylere ait vücut ölçüleri (mm) ve Standart Sapmaları (TVU= Total vücut uzunluğu, SVL= Vücut uzunluğu, KU= Kuyruk Uzunluğu)

Örnek No TVUErkek SVLErkek KUErkek TVUDişi SVLDişi KUDişi
1 115 61 54 112 60 52
2 127 66 61 115 62 53
3 115 64 51 115 62 55
4 122 68 54 100 55 45
5 102 56 46 110 61 49
6 123 66 57 101 56 45
7 121 71 50 111 58 53
8 115 63 52 115 64 51
9 116 66 50 107 63 44
10 125 67 55 118 63 55
11 117 65 52 102 55 47
12 115 64 51 102 53 49
13 117 65 52 100 55 45
14 120 68 52 102 57 45
15 123 66 57 107 59 48
Ortalama 118.2 ± 6.0 65 ± 3.4 52.9 ± 3.6 107.8 ± 6.3 58.8 ± 3.6 49.0 ± 3.9

 

 

Tablo 4: Lyciasalamandra fazilae’nin yoğun bulunduğu alanda örneklerin kaydedildiği lokasyonların koordinatları

Kayıt yerleri 35 S
1. Lokasyon (Gökbel Köyü civarı) 649723.14 4072270.58
2. Lokasyon (Gökbel Köyü civarı) 646212.83 4071710.92
3. Lokasyon (Gökbel Köyü civarı) 644291.74 4069497.50
4. Lokasyon (Gökbel Köyü civarı) 647898.62 4068878.35
5. Lokasyon (Sultaniye civarı) 644265.30 4078182.27
6. Lokasyon (Sultaniye civarı) 644415.12 4078671.42
7. Lokasyon (Sultaniye civarı) 644991.21 4078413.17
8. Lokasyon (Namnam çayı batısı) 643961.54 4081123.34
9. Lokasyon (Namnam çayı batısı) 644269.34 4087050.32
10. Lokasyon (Namnam çayı batısı) 644188.69 4086244.47
11. Lokasyon (Namnam çayı batısı) 6422547.56 4086124.16

 

3.5. Türe Yönelik Doğal Predasyon: Nokturnal olan türün yayılış alanında karnivor memeliler ve gece yırtıcısı kuşların bulunduğu arazi çalışmalarında gözlenmiştir. Türün doğal yaşam alanında Kaya sansarı (Martes foina), Tilki (Vulpes vulpes) ve Porsuk (Meles meles) gibi karnivor memelilerle, Baykuş türlerinden Kulaklı orman baykuşu (Asio otus), Alaca Baykuş (Strix aluca) ve Peçeli baykuş (Tyto alba) yayılış yapmaktadır. Ekosistemdeki besin piramidinin en üst kısmında bulunan bu yırtıcı türler, diğer birçok tür üzerinde olduğu gibi Göcek kara semenderinin de popülasyonu üzerine dengeleyici etki yapmaktadır. Çalışılan lokalitelerin birinde 500 m2’lik bir alanda 200 civarında hayvana rastlanması türün üreme oranın düşük olmasına rağmen popülasyon başarısının yüksek olduğunu göstermektedir. Türün yıllık yaşamsal aktivitesinin 3 ay kadar olması popülasyonun genel olarak predasyondan çok fazla etkilenmediğini düşündürmektedir. Bu yönde değerlendirmeler sürmektedir.

 

  1. SONUÇLAR

Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan bölgede yaşayan Göcek Kara Semenderi olarak bilinen Lyciasalamandra fazilae türü:

1- Gökbel Köyü civarında yoğun olmakla birlikte Köyceğiz gölü etrafındaki özellikle Sultaniye civarındaki uygun biyotoplarda yayılış yapmaktadır. Çalışmalarda Sultaniye, Gelincik ve Ekincik civarındaki çok dar bir alanda sadece birkaç örneğe rastlanmıştır.

2- Hayvan yaşam döngüsünü yaz ve kış dönemi olmak üzere 2 periyotta geçirmektedir. Kış dönemi hayvanın üreme ve beslenme amaçlı aktif olduğu bir dönemdir. Bu dönem aralık ayı ortalarında başlamakta, yağmurun durumuna göre nisan sonlarına kadar azalarak devam etmektedir. En bol olduğu dönem şubat ile mart ortasına kadardır. Yaz periyodu ise hayvanın vücut aktivitesinin en yavaş olduğu dönemdir ve bu dönemi büyük kayaların altlarında ve oldukça nemli yerlerde geçirdiği tahmin edilmektedir.

3- Göcek Kara Semenderi özellikle Gökbel Köyü civarında tüm yöre halkı tarafından bilinen bir türdür. Özellikle yağmurlu akşam saatlerinde yuvalarından dışarıya çıktığı zamanlarda görülebilmektedir. Halkın hayvan ile ilgili ilişkisi olumludur. Bu sonuç hayvan ile ilgili bölgede yaptığımız 10 yıllık çalışmanın da bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

4- Lyciasalamandra fazilae diğer birçok semenderin aksine suya çok fazla bağımlı olmayan bir türdür. Bununla beraber yaşadığı yerdeki küçük dereler kış periyodunun uzamasına neden olmaktadır. Genellikle erkek ve dişi arasında yapılan aşk oyunlarından sonra erkeğin zemine bıraktığı spermatofor dişinin kloak bölgesine alınmakta, yumurtanın döllenmesi ve gelişimi kloak bölgesinde gerçekleşmektedir. Bir dişi bir defada ancak 1-2 yumurtanın gelişimine izin vermektedir.

5- Lyciasalamandra fazilae IUCN tarafından nesli tehdit altında olan türler listesindedir. Bu nedenle aşağıda saptanan tehditlerin mutlaka en aza indirilmesi gerekmektedir. Bu tehditler önem sırasına göre aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  1. a) Yaşam alanı kaybı: Özellikle bu hayvanların yaşadığı alanlarda yazlık evlerin sayısında artma olmuştur. Yine bu alanlarda özellikle piknik yapılmasına izin verilmesi ortamın kirlenmesine veya çok kısa bir aktif döneme sahip hayvanların strese girmesine neden olmaktadır. Ayrıca bölgedeki hayvanlar için en önemli sorun hayvanların yoğun olarak bulunduğu Gökbel Köyü civarına taş ocağı yapma girişiminin birkaç kez denenmesinden kaynaklanmaktadır. Taş ocağının yapılmasına izin verilmesi, hem hayvanların yaşadığı bölgede çok şiddetli gürültünün olmasına hem de çıkacak olan tozlarla ortamın kirlenmesine neden olacaktır.
  2. b) Yollarda taşıtlar tarafından ezilmeleri: Bu da bölgede karşılaşılan ve hayvanların istenmeden de olsa ölmelerine neden olan bir faktördür.
  3. c) Tarımsal ilaç kullanımı: Yörede çok yoğun olmasa da tarımsal ilaç kullanımı söz konusudur.
  4. d) Ticari amaçlı toplama: Özellikle yurt dışından gelen toplayıcılar şubat, mart ve nisan aylarında yöreyi gezmeye gelen turist görüntüsüyle hayvanları toplamaktadırlar.
  5. e) Bölgenin endüstriyel atıklarla kirletilmesi: Hayvanların yaşadığı yerlerin insanlar tarafından piknik yapmaya uygun yerler olması nedeniyle yaşama alanları yoğun endüstriyel kirleticilerin etkisi altındadır.

 

  1. KORUMA İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
  2. a) Orman arazisi olan yerlere hiçbir şekilde inşaat yapma izninin verilmemesi gerekir.
  3. b) Hayvanların yoğun olarak yaşadığı ormanlık alanlara yakın bölgelere taş ocağı ruhsatlarının kesinlikle verilmemesi, eğer varsa olanların da kısa belirli zaman diliminde ruhsatlarının iptal edilmesi gerekir.
  4. c) Hayvanların taşıtlar tarafından ezilmesini engellemek için yoğun olarak bulundukları bölgelere uyarı levhaları asılması ve bu bölgede taşıtların yavaş ve dikkatli gitmesi konusunda özellikle yöre halkının uyarılması gerekmektedir.
  5. d) Bölgede tarımsal ilaç kullanımının kesinlikle engellenmesi gerekmektedir. Bunun için bölgede ilaç satan firmalarla bağlantıya geçilmesi ve ilaçların kontrollü satılması sağlanmalıdır.
  6. e) Şubat ve Nisan ayları arasında bölgede gezen yabancı turistlere karşı toplayıcılık yapabilecekleri düşüncesiyle, özellikle kolluk kuvvetleri ve köy muhtarlıklarının dikkatli olması gerekmekte, kolluk kuvvetlerine ve muhtarlıklara yönelik eğitim verilmelidir.
  7. f) Ormanlık alanlarda piknik faaliyetlerinin belirlenen alanlarda yapılması gerekmektedir.
  8. g) Halka sürdürülebilir insan yaşamı için bu türlerin korunması ve yaşatılması gerektiği, bu türlerin varlığının sağlıklı insan yaşamının bir göstergesi olacağı vurgulanmalıdır

 

 

 SEMENDER8

Şekil 6: Çalışma alanından yakalanmış ergin bir erkek örneğin Lyciasalamandra fazilae (Göcek Kara Semenderi) genel görünüşü ve renk desenlenmesi. Ok işareti erkeklerdeki hedonik çıkıntıyı göstermektedir.

 

 a

SEMENDER9

 

 SEMENDER10

b

Şekil 7.a : Çalışma alanından yakalanmış ergin bir dişi örneğinin genel görünümü

           7.b : Çalışma alanından yakalanmış genç bir dişi örneğinin genel görünümü

 

 

SEMENDER11

 

Şekil 8: Lyciasalamandra fazilae ile ilgili arazideki yuva giriş deliği ve yuvaya girmekte olan bir örneğin görünümü

 

SEMENDER12

SEMENDER13

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şekil 9.a : Türün yaşadığı biyotopun genel görünümü (Gökbel köyü civarında)

9.b : Türün işaretlenmiş bir yuvaladığı alanı

 

 

SEMENDER14

Şekil 10. Köyceğiz gölünün kuzeybatısında Sultaniye civarında türün biotopu

 

SEMENDER15

Şekil11. Köyceğiz gölünün kuzeybatısı; Namnam çayının batısına yakın alanlarda türün biotopu

 

  1. KAYNAKLAR

Baran, İ. & S. Üçüncü (1994): The State of Mertensiella luschani in Turkey. Mertensiella, Bonn, 4: 33-40.

Başoğlu, M. (1967): On a third form of Mertensiella luschani (Steindachner) (Amphibia, Salamandridae). – Ege Üniv. Fen Fak. İlmi Rap. Ser. no. 44: 1-11.

Başoğlu, M. & M. K. Atatür (1974): The subspecific division of the Lycian Salamander, Mertensiella luschani (Steindachner) in Southwestern Anatolia. – İstanbul Üniv. Fen Fak. Mecm., Ser. B, 39: 147-155.

Başoğlu, M. & M. K. Atatür (1975): The subspecific division of the Lycian Salamander Mertensiella luschani (Steindachner) in Southwestern Anatolia. In: Rés. des Rapportes et des Comm. présentés au XI. Congr. Europ. d’Herp. – Bull. Soc. Zool. France 100: 681-682.

Başoğlu, M. & M. K. Atatür (1975): Mertensiella luschani (Urodela, Amphibia)’nın Güneybatı Anadolu’da subspesifik durumu. – Tübitak Yay. 276, TBAG Ser. nr. 8, 249.

Başoğlu, M. & M. K. Atatür (1975): A new population of the Lycian Salamander, Mertensiella luschani (Steindachner) from Finike in Southwestern Anatolia. – İstanbul Üniv. Fen Fak. Mecm., Ser. B, 40: 89-93.

Cicek K, Tok CV, Mermer A, et al. (2007): Food habits of the Lycian Salamander, Lyciasalamandra fazilae (Başoğlu and Atatur, 1974): Preliminary data on Dalyan population. North-Western Journal of Zoology. Volume: 3. Issue: 1, Pages: 1 – 8.

Franzen, M. (1987): Angaben zur Taxonomie, Verbreitung und Ökologie von Mertensiella luschani (Steindachner, 1891) in der Türkei. – Salamandra 23 (1): 26-42.

Gautier P, Olgun K, Uzum N, et al. (2006): Gregarious behaviour in a salamander: attraction to conspecific chemical cues in burrow choice. Behavioral Ecology and Sociobiology. Volume: 59. Issue: 6 Pages: 836-841.

Gebhardtt, M., Roder, A., Schmidtler, J.F. (1990): Neue Fundpunkte von Mertensiella luschani atifi Başoğlu, 1967 in der Türkei. Salamandra 26 (1): 87-89.

Klewen, R., H-.G. Winter & M. Franzen (1988): Die Unterarten des Lykischen Salamanders Mertensiella luschani (Steindachner, 1891), Teil 1. – Herpetofauna 10 (53): 15-22.

Klewen, R., H-.G. Winter & M. Franzen (1988): Die Unterarten des Lykischen Salamanders Mertensiella luschani (Steindachner, 1891), Teil 2. – Herpetofauna 10 (55): 17-25.

Klewen, R., M. Franzen & H.-G. Winter (1987): Distribution and ecology of Mertensiella luschani (Steindachner, 1891). – In: Gelder, J.J., H. Strijbosch & P.J.M. Bergers (eds.): Proc. 4th Ord. Gen. Meet. S.E.H., Nijmegen (Faculty of Sciences Nijmegen): 235-238.

Olgun K, Miaud C, Gautier P. (2001): Age, growth, and survivorship in the viviparous salamander Mertensiella luschani from southwestern Turkey. Canadian Journal of Zoology Volume: 79. Issue: 9. Pages: 1559-1567.

Özeti, N. (1973): Mertensiella luschani atifi Başoğlu (Urodela,Amphibia)’nin üreme biyolojisi üzerinde bir araştırma. – Ege Univ. Fen Fak. Ilmi Rap. Ser. No. 164: 1-17.

Özeti, N. (1973): Mertensiella luschani (STEINDACHNER) türünün üç ırkı üzerinde karşılaştırmalı osteolojik araştırma. – Ege Univ. Fen Fak. Ilmi Rap. Ser. No. 193: 1-12.

Özeti, N. (1974): Mertensiella luschani luschani (STEINDACHNER)’nin kuyruk çıkıntısı histolojisi üzerinde bir ön çalışma. – Ege Univ. Fen Fak. Ilmi Rap. Ser. No. 208: 1-15.

Özeti, N. (1974): An ultrastructural study of the mucoid glands of the tail projection of Mertensiella luschani luschani (Steindachner). – Ege Univ. Fen Fak. Ilmi Rap. Ser. No. 211: 1-23.

Özeti, N. (1979): Reproductive biology of the salamander Mertensiella luschani antalyana. – Herpetologica 35: 193-197.

Özeti, N., & M. K. Atatür (1982): Mertensiella luschani (Amphibia,Urodela)’nin bazı alttürleri üzerinde serolojik gözlemler. VII. Bilim Kongr. Kuşadası 1980. Mat. Fiz. Biyol. Araş. Grubu Tebliğleri (Biyol. Seks.). Tübitak Yay. 545: 599-608.

Veith M, Lipscher E, Öz M, et al. (2008): Cracking the nut: Geographical adjacency of sister taxa supports vicariance in a polytomic salamander clade in the absence of node support. Molecular Phylogenetics and Evolution. Volume: 47. Issue: 3. Pages: 916-931.

Weisrock DW, Macey JR, Uğurtaş IH et al. (2001): Molecular phylogenetics and historical biogeography among salamandrids of the “true” salamander clade: Rapid branching of numerous highly divergent lineages in Mertensiella luschani associated with the rise of Anatolia. Molecular Phylogenetics and evolution. Volume: 18. Issue: 3. Pages: 434-448.

Winter, H.-G., R. Klewen & M. Franzen (1987): Coloration and pattern in the subspecies of Mertensiella luschani (Steindachner, 1891). – In: Gelder, J.J., H. Strijbosch & P.J.M. Bergers (eds.): Proc. 4th Ord. Gen. Meet. S.E.H., Nijmegen (Faculty of Sciences Nijmegen): 445-448.

 

 

 

EK1: Alanın 1/25000’lik haritası ve örnek kaydı verilen lokasyonlar

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

erolkodak

Ocak 2002 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Doktora Programına başladı. Prof. Dr. N. Münevver PINAR Danışmanlığında “Tanacetum L. (Asteraceae) Cinsinin Bazı Taksonlarının Polen, Meyve ve Yaprak Mikromorfolojisi” adlı tez çalışması, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Anabilim Dalı’nda DOKTORA TEZİ olarak kabul edildi. Bu Çalışmalar sırasında Erol Kodak, N.Münevver Pinar, Nezaket Adigüzel ve Aydan Acar ile birlikte Türkiye Tanacetum L. Cinsinin Bazı Taksonlarının Polen Morfolojisi konulu Makaleleri Mellifera dergisinde yayımladı. Ayrıca Vejetasyon İzlemede Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) ve Uzaktan Algılama (RSS) Sistemlerinin Kullanımı konulu seminer verdi. Ekim 2001 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans Programına başladı. Doç. Dr. H. Nurhan BÜYÜKKARTAL Danışmanlığında “Vitis Vinifera L. CV. Anterlerinde Mayoz Bölünme Kusurları” adlı tez çalışması, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Anabilim Dalı’nda YÜKSEK LİSANS TEZİ olarak kabul edildi. Uluslar arası hakemli dergi olan İnternational Journal of Botany de Erol Kodak ve H. Nurhan Bakar ile birlikte Examination on Meiosis Division Anomalies on Antheris of Vitis Vinifera L. CV. konulu Makaleleri yayımlandı. Ayrıca Angiospermlerde polen-pistil Etkileşimi konulu seminer verdi. Ekim 1994 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünü kazandı. Cumhuriyet tarihini ve misyonunu milletiyle özdeşleştirmiş, bütünleştirmiş bir üniversite olan Ankara Üniversitesi, Üniversitenin çok ötesinde, çağdaş bilime, çağdaş demokratik değerlere ve kurumlara dayalı büyük bir toplumsal dönüşüm sistemi olan Ankara Üniversitesinde bu düstur ve terbiye ile dolu dolu geçen dört yıl sonunda mezun olarak BİYOLOG Unvanı aldı.

0 Comments